1940 yılında Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı Karanlık köyünde doğmuş, küçük yaşlardabağlama çalmaya başlayarak âşıklar kervanındaki yerini almıştır.
1962 yılında Ankara’ya taşınmış TBMM’de kamu görevine başlamıştır.
1972 yılında Ankara Radyosunun açtığı Mahalli Sanatçı sınavını kazanmış ve o tarihten sonra TRT’ninbir çokradyo ve televizyon programında yer almış, sanat etkinliklerine katılmıştır.
Kültür Bakanlığı’nın kayıtlı ozanı olarak bu Bakanlıktarafından İran ve Türkmenistan’da gerçekleştirilen Uluslararası Müzik Festivallerinde görevlendirilmiştir. Halk Ozanları Kültür Derneğinin üyesi olarak dernek faaliyetlerinde ve bir çok kez yönetiminde görev alan İsmail Nar 1986 yılında Hacıbektaş’ı Anma Törenleri ve Kültür etkinlikleri kapsamındaki şiir yarışmasında birincilik, 1995 yılında TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulununkatkılarıyla gerçekleştirilen Konya Aşıklar Bayramında üçüncülük ödülü kazanmıştır.
Bugüne kadar bir çok şiiri çeşitli dergi ve kitaplarda yayımlanmış, eserleri değişik sanatçılar tarafından seslendirilmiştir. Şiirlerinde toplumsal barış, dostluk, kardeşlik ve sevgiyi işleyen İsmail Nar Aşık Veysel çizgisinde; geleneksel halk ozanı kimliğiyle sazıyla, sözüyle, sesiyle Türk kültürünün ve aşıklık geleneğinin geleceğe taşınmasına aracılık etmektedir.
Evli ve 5 çocuk babası olan İsmail Nar TBMM’ deki görevini vegiderek artan bir inançla barış, dostluk, kardeşlik üzerineçalıp söylemeyi sürdürmektedir.
ARKADAŞ
Gittim İstanbul’a gördüm arkadaş
Aşıklarda kendin öven var imiş
Kimi alay eder kimisi göz kaş
Ben böyle aşığım diyen var imiş
Kimisi çok ciddi kimi havalı
Kimi de bir başka karnı doyalı
Kimi semah tutar kimi haleyli
Yalancı kisvesi giyen var imiş
Birisi birine kuyu kazıyor
Dost görünüp sonra kuyu kazıyor
Bizim aşıkların çoğu azıyor
Birbirine sövüp sayan var imiş
Kimisi zavallı ayakta çarık
Kimisi çileli ta bağrı yanık
Kimi gururlanmış olmuş şımarık
Kendi halkını da soyan var imiş
Anladım ki bu işte bir oyun var
Nar İsmail senin nasıl huyun var
Aşıklarda canavar var koyun var
Birbirini böyle yiyen var imiş
UNUTULDUM
Yıllar olduben sılamdan ayrıldım
Unutuldum dostlar geri dönemem
Hasretlik elinden yandım kavruldum
Unutuldum dostlar geri dönemem
Ne ustaya kaldı ne de çırağa
Çok sarıldık ellik ile orağa
Yokluk bizi attı ilden ırağa
Unutuldum dostlar geri dönemem
Yüce dağlar ağarmıştır karınan
Çok günler geçirdik ah-ü zarınan
Neler ahdetmiştim nazlı yârınan
Unutuldum dostlar geri dönemem

Çok seneler sonra köyüme vardım

Geçen günlerime üzülüp durdum
Ne bir hatır soran ne de dost gördüm
Unutuldum dostlar geri dönemem

Nar İsmail der ki gurbet yurt oldu
Yoksulu fakiri bana dert oldu
Kuzu görünenler şimdi kurt oldu
Unutuldum dostlar geri dönemem
ihsanozturk.com